Boş boş bakılmaz…
Sinema Grütük
2010 izledim begendim yazıyorum…
30 Kas

Geçen istanbul 212 (Mahmutbey Taşocagı caddesinde bulunan AVM merkezi)’de CineMarine sinemalarında 2012′i izleme fırsatı buldum.
Film gerçekten çok güzeldi ilginç bir konu üzerine kurulu görsel efektleri ile size bambaşka bir zevk yaşatan bir filmdi.
Independence Day ve Day After Tomorrow filmlerinden tanıdığımız Roland Emmerich’in yeni filmi “2012” 10 Temmuz 2009 günü tüm dünyada gösterime girecek. “Yarından Sonra” (Day After Tomorrow) filmi ile küresel ısınmanın yaratacağı olumsuz sonuçları ve buzul çağına girişi konu alan yönetmen, bu sefer Maya’ların Uzun Hesabına göre 21 Aralık (bazı hesaplara göre 22 veya 23 Aralık) 2012 tarihinde büyük felaketlerle insan çağının sona ereceği inancını ele alıyor.
Yönetmen : Roland Emmerich
Senaryo : Roland Emmerich, Harald Kloser
Oyuncular : John Cusack, Thandie Newton, Woody Harrelson, Amanda Peet, Morgan Lily
Filmin Türü : Drama, Bilim Kurgu
Orijinal Adı : 2012
Yapımcı Firma : Centropolis Entertainment
Yapım Yılı : 2009
Yapım Ülkesi : ABD, Kanada
Bu arada 2012 Cinemarine sinemaları gerçekten istanbuldaki en iyi sinemalar arasında yerini şimdiden aldı.
Fakat 2. Salonun üst kolonlarında sanırım ufak bir patlak var
Nefes | Vatan Sağolsun
17 Eki
Son aylarda en fazla merak ettiğim film olan Nefes en sonunda sinemalara 16 Ekimde geldi.
Film ölüm ve yaşam üzerine kurulu ama bir farkı var diğer ölüm ve yaşam filmlerinden başka Vatan aşkı için yaşamını yitiren şehitlerimizi anlatan bir film nefes.
Nefes 2365 metrede konumlandırılmış Karabal Jandarma karakolunda bir komutan ve kırk askerinin öyküsünü anlatıyor.
Sınır ötesi bir harekatta ortak telsiz haberleşme noktası olarak kullanılacak karakolda işlerin ters gitmemesi gerekmektedir kar ve tipi altında görevlerini en iyi şekilde yerine getirmeye çalısan Türk askerlerinin muhteşem azmine beraberce tanık olacağız.
Filmi vizyona girdi insallah en kısa zamanda izleme fırsatını yakalamaya çalıacağım.
Film Murat Akdilek ve Levent Semirci komutasında ve Yine Levent Semirci, Mehmet İlker Altınay ve Hakan Evrenselin senaryosu üzerine kurulu.
Benim gibi askerliğini yapmış kişilerin daha duygusal yaklaşacağını tahmin ediyorum. Ama Türk milleti olarak hepimizin duygulanacağından da eminim
Filmin sitesinde daha detaylı bilgi alabilir ve Fragmanı izleyebilirsiniz.
http://www.nefesfilm.com
Cem Yılmaz ve Yahşi Batı
13 Tem
Cem Yılmaz Gora ve Arago’tan sonra yine ilginç bir yapım ile sevenlerinin ilgisini çekmeye çalışıyor.
Sanırız Cem Yılmaz Recep ivedik 2 filminin başarısından sonra daha ilginç yapımlar yapmak istedi.
İşte Yahşi batı bunun ilk adımı olsa gerek.
Yapımına hızla baslanan film Yahşi Batı için bir kovboy kasabası kuruyor. Toplam 500 bin liraya mal olması beklenen kasabada kiliseden bara, cenaze levazımatçısından şerif bürosuna kadar her şey var.
G.O.R.A’da uzaya, A.R.O.G’da Taş Devri’ne giden Cem Yılmaz, yeni filminde rotasını kovboyların vatanı Vahşi Batı’ya çeviriyor. 1880’de Teşkilât-ı Mahsusa üyesi Lemi Bey ve Aziz Bey’in Amerika’da yaşadıklarını anlatan ‘Yahşi Batı’nın senaryosu üzerinde son rötuşları yapan Yılmaz, bir kovboy kasabası kurmak için de kolları sıvadı.
KIZILDERİLİ LİDERİ BİLE VAR
CEM Yılmaz; Selma Ergeç, Özkan Uğur ve Ozan Güven’in rol alacağı filmini şöyle anlatıyor: “İnsanlar bilim kurgu beklemesin. Zaman makinesine binip oraya gidilmiyor. Fiziken oradalar. Filmde bizim Westernler’de görüp korktuğumuz kovboylar ve kimsenin ne dediğine pek anlam veremediği Kızılderili kabile lideri bile var.”
25 İŞÇİ ARALIKSIZ ÇALIŞIYOR
ÜNLÜ komedyen aradığı mekânı Kemerburgaz’da buldu. 25 işçi Yahşi Batı’nın kasabasını inşa etmek için gece gündüz demeden çalışıyor.
İnşaatı neredeyse biten ve 500 bin liraya mal olan kasabada kiliseden bara, şerif bürosundan cenaze levazımatçısına kadar her şey var.
İlginç bir vampir filmi : Twilight (alacakaranlık)
7 Tem
Efendim malum hala ameliyat sonrası hallerde olduğum için önceki yazılarımda da belirttiğim gibi kendimi bir dizi ve sinema tutkusuna vurdum durmadan izliyorum.
Geçen günlerde Yeditepe istanbulu bitirdikten sonra gittim çakma kuzenim atacan’dan Dvd filmleri aldım. ( Be insan bir kere’de orjinal al )
Sagolsun en çakma kuzenliğini yapıp en çakma Dvd’lerini getirdi.
Bugun bitirdiğim 4. film
Mutant Günlükleri, Taşıyıcı 3,Tom Cruise’un son fikmi walkrie ve en sonunda Twilight.
Bu kadar film arkasından Twilight için konu açmam biraz garip çünkü filmde garip.
Filmin kısaca konusu söyle Annesi ile beraber yaşayan on yedi yaşında isabella diye güzel mi güzel bir kız varmış. Annesi gönlünü bir beyzbol oyuncusuna kaptırmış ee oraya git buraya git isaballe kendini rahat hissetmemiş oda babasının (Charlie) yanına gitmeye karar vermiş.
Babası isabella’ya geliş hediyesi olarak döküntü mü döküntü bir kamyonet almış ( arkadasına domuz bağlasan durmaz. ) isabella buna çok sevinmiş.
İsabella şimdi okullu olduk sınıfları dolduktan diye okuluna başlamış okulda bir çocuga aşık olmuş ama çok yanlış bir kararmış bu çünkü çocuk VAMPİRMİŞ.
İşte böyle bir konunun üzerine kurulu olan gerçekten ilginç bir film sonuna kadar izledim idare ederdi ama filmin başında ki gibi Edward (vampir sevgili) süperkahramanlık yapmaya devam etseydi daha iyi olacaktı.
Twilight alıp izlenebilecek güzel bir film güzelliğinden ziyade bana ilginç geldi.
Biz vampirleri fazla tanıyamamışız galiba bizim bildiğimiz vampirler güneşte yanar bir şeyler olurdu. Bu vampir sevgili Edward sanki orasına burasına mahalle berberine gidip trans olduktan sonra sim attırmış gibi yaldır yaldır oluyor.
Kısacası Güneşte’de ölmüyor.
İsabella’da salak ! Filmi izleyin anlarsanız.
Bir Film Grütük’ten daha hepinize saygı ve sevgüler.



Son Yorumlar